Her temas iz bırakır

2 beğenilme 0 beğenilmeme
38 okuma
8 Temmuz 2017 Aşk - İlişkiler Alemi kategorisinde Bana Özel yazdı
Sırt üstü yatıp tavana bakıyorum. Sağ kolumdan iğneyi vuruyor. İlacın ve tuhaf bir hissizliğin damarımdan omzuma doğru çıktığını hissediyorum. İlacın kanla birlikte kalbime yaklaştığını fark edebilecek miyim diye düşünürken kapanıyor zihnim. Tekrar gözlerimi açtığımda günlerdir içimde büyüyen kaygının artık olmamasının dışında hiçbir fark yok.

Geç bir saat, sarhoşum. Aynı güzergâha gittiğimiz az tanıdığım bir adamla laflıyorum. Biri daha katılıyor aramıza. 20 lerinde genç bir müzisyen. Diğeri iniyor, genç çocukla devam ediyoruz yola. Konuşurken gözüm dudağının kenarına yapışmış sime takılıyor. Işıldıyor. Dudağında sim var diyorum. Nerden gelmiş olabileceğine ilişkin bir şeyler anlatırken siliyor ama geçmiyor, elimi uzatıp ben alabilir miyim diyorum. İzin veriyor, bir iki saniyelik bir dokunuş… çıtır ne demek anlıyorum. Alev alev yanıyor teni, gençliği, heyecanı.. daha bir çok his doluyor içime, parmağımdan bana geçiyor, birden kendimi yaşlı ve yorgun hissediyorum, ama ondan bana geçen hisler öyle güzel ki, bu hatırlatma için bile dokunmaya devam edebilirim günlerce…

Dar koridor, kirli beyaz duvarlar, beyaz kıyafetli hastane çalışanları. Uzaklardan gelen bir çocuk ağlaması, gıcırdayan kapılar, kirli florasan ışıklar. Birazdan öldürülecekmişim gibi her şeyi inceliyorum. Kapı gıcırdayarak açılıyor, adımı söylüyor. Ayaklarımı zorla kaldırarak gidiyorum arkasından. Nerede duracağımı bilmeden odanın ortasında dikiliyorum, bir şeyler yazıyor defterine. Yanıma geliyor, korkuyor musun diye soruyor, ölesiye diyorum. Gülüyor, oturman gerek diyor, işaret ettiği koltuk elektrikli sandalye gibi görünüyor gözüme. Kapıya bakıyorum, kaçıp gidebilir miyim, gidemem. Bir şeye tutunmam, zihnimi başka bir şeye aktarmam lazım, tuhaf ilaç kokuları ve soğuk metal aletlerin arasında, bu koltukta duramam… beyaz önlüğüne uzanıyor elim, yeni yıkanmış beyaz kumaşın pütürlü dokusu ve üzerindeki ince mavi mürekkep lekesi.

Uzun zamandır aklımda, yakınlarımda olması bile midemden başlayıp bütün vücudumu saran titreşimler yaratıyor. Ne istediğimi bilmiyorum, karar veremiyorum. Eski dar kabinli bir asansördeyiz, anlık bir şey bana yaklaşıyor, göz gözeyiz, kalbim ağzımdan çıkmak üzere, titrememe engel olamıyorum, vücuduyla beni sıkıştırıp öpüyor, duruyor her şey, farkında olduğum tek şey dudaklarının yakıcılığı, eriyorum…

Kulaklarım uğulduyor, başımın arkasında nabız gibi bir şey atıyor, gözlerim kararıyor, kendimi bırakırsam bayılacağım biliyorum, direniyorum. Bana bakan gözlerindeki korkuyu fark ediyorum, bende korkuyorum. Sakinleştirmem lazım kendimi, suya ulaşmam lazım. Buzdolabının önünde düşüyorum, soğuk seramikleri hissediyorum. Kalkamıyorum, bacaklarım her zamanki gibi değil, birden ellerimi görüyorum, tuhaf bir şekilde duruyorlar. Çok tuhaf… Düzeltemiyorum, kontrol edemiyorum, yer karolarının üzerinde kolumun ucunda duruyorlar ama onlara söz geçiremiyorum, başımda bir karıncalanma var, sakin olmam lazım. Su diyorum, beni küvete sokup suyu açıyor, bir süre sonra soğuktan mı sinirden mi bilmediğim bir titreme başlıyor, zihnim soğuk bir keskinlikle geri geliyor. O an anlıyorum, bir çok şey değişecek.

Birbirimizi terk edeli birkaç yıl olmuş. İstanbul’a geldiğini bile bilmiyorum. Annesi aradı, hastaneye kaldırmışlar. Annesi beni arayabiliyorsa çok önemli bir şey olmalı. Askeri hastaneye gidip buluyorum, haberi yok geleceğimden, şaşırıyor. İntihar etmeyi denemiş, bir sürü ilaç… acil servis… mide yıkaması… sonrasında psikiyatri koğuşu. Bahçeye çıkıp dolaşıyoruz, köşede bir bina var, ne söylediğini bilmeyen adamlar, kollarını pencerenin demir parmaklıklardan dışarı çıkarmış anlamsızca bağırıyorlar sadece. Birkaç gün önce ordaydım, çıkardılar diyor, niye diye sormuyorum, yıllardır konuştuğumuz, çok bilinmeyenli bir denklem var. Keşke hiç hayatıma girmeseydin, keşke hiç konuşmasaydık diyor. Acıtıyor söyledikleri, söylemek istediklerim, söylemem gerekenler, duymaya ihtiyacı olanlar hepsi birbirinden farklı. Ortamızda duran kırmızı Winston paketi, güneşli bir günde çam ağaçlarıyla dolu bir bahçe, içimde tarif edilmez acılar. Gitmek istiyorum, gidemiyorum.

Cevabınız

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

İlgili hikayeler

0 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 21 okuma
19 Temmuz 2017 Aşk - İlişkiler Alemi kategorisinde Rakun Psikolojik Vaka (6,198 puan) yazdı
2 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 17 okuma
8 Temmuz 2017 Aşk - İlişkiler Alemi kategorisinde Bana Özel yazdı
2 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 9 okuma
6 Temmuz 2017 Aşk - İlişkiler Alemi kategorisinde Bana Özel yazdı
1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 26 okuma
24 Haziran 2017 Aşk - İlişkiler Alemi kategorisinde Karga Psikolojik Vaka (7,396 puan) yazdı
2 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 21 okuma
5 Temmuz 2017 Hobiler - Uğraşlar kategorisinde Bana Özel yazdı
Yetersiz Bakiye; küçük kayıpların, başarısızlık hikayelerinin, ezik olayların kısacası tarihin ortanca çocuklarının sayfası. Tüm bunlara rağmen yıkılmamış, mutlu ve tüm başarısızlıklarını gülerek anlatabilen, tesellisi olan züğürtlerin sayfası. Biliyoruz ki sizin de başınızdan yüzlerce küçük başarısızlık, onlarca büyük başarısızlık ve bir kaç tane de iyice acınası olaylar geçmiştir. Siz de hikayenizi yazın. Beraber gülelim.
yetersiz bakiye
Anti kişisel gelişim sayfası.
...