Fön ve Yaşam

2 beğenilme 0 beğenilmeme
202 okuma
4 Temmuz 2017 Kişisel Bakın kategorisinde Bana Özel yazdı
Sabahın ilk ışıklarıyla uyanınca oraya buraya saçılmış kitapları toparladım biraz, sonra saate bakmadan çıktım işe gitmek için. Ofisin bulunduğu semte gelince saatin işe başlamak için erken olduğunu anlayıp bari kuaföre gidip bir fön çektireyim dedim.

Binaya girince iki kat yukarıdaki kuaförün kapısının açıldığını fark ettim, dar merdivenlerden çıkarken birinin de inmesini bekledim. İnen falan olmadı. Kapıya ulaştığımda bildiğim personelden başka biri vardı karşımda, kapı da benim için açılmıştı. Binaya girerken gördü galiba, saçlarımın halinden de onlara geldiğimi anlamış olmalı dedim kendime. Saçlarınızı yıkayalım dedi, hiç itiraz etmem bu durumlarda kendimi bırakırım ellerine, peki dedim. İlginç bir lavabo vardır bayan kuaförlerinde boynunuzu sıkıştırır kafanızı geriye atarsınız, saçlarınızı yıkarlar. Rahat mısınız diye sordu ben yerleştikten sonra. Şaşırdım bu soruya hiç sorulmamıştı, evet teşekkür ederim dedim tüm nezaketimle. Saçlarımı yıkamaya başladı ve bu arada bir tür masaj da yapıyor. Öyle bir dokunuyor ki, kapadım gözlerimi. Hiç rahatsız etmeyen, yönlendirici taraf olduğunun bilincinde, ama isteklerimi de göz ardı etmeyen ve asıl amacından “saç yıkamadan” da uzaklaşmayan bir tür masaj. Altı üstü saçım yıkanıyor ama hiç tanımadığım biriyle ön sevişme yaşıyor gibiyim. Anladım Nivea reklâmlarında saçları yıkanırken orgazm çığlıkları atan kadınları. Evet olabilirmiş, “saç yıkama” diyip geçmemek lazımmış…

Ben genelde kuaför muhabbetlerini pek garip bulurum, zaten fönün sesinden haykırarak konuşmak zorunda kalırım, Ne? Duymadım? Anlamadım? dan öteye de geçemez konuşmalarım, kendimi de duble salak hissederim, bunun için de sessiz sessiz oturup fönün çekilmesini bekledim. Gayet becerikliydi fön konusunda da. Ne bir yanma, ne gereksiz saç çekiştirilmesi. Oturma yeri küçük bir koltukta oturuyorum, bacaklarımın çoğu dışarıda kalıyor. Çok sık giymememe rağmen üzerimde etek var, fön için minik minik dönerken etek yukarı doğru çıkmaya başladı. Eyvah dedim ona frikik vermeye çalıştığımı düşünecek. Çaktırmadan eteği aşağıya indirmeye çalışıyorum. Bir yandan da saçmalama diyorum kendime, ön sevişme yaşayan sendin adam sadece saç yıkıyordu. Kafamdan bunlar geçerken her kuaförün yaptığı gibi koluma sürtündü. Şimdi bu sürtme-sürtünme olayını bayan kuaförüne gidenler zaten bilir. Müşteri kuaförden uzunsa, ya da acemi bir çırak fön çekiyorsa, saça hakim olmak için müşteriye yaklaşması gerekir, bu da hiç planda olmayan sürtünmelere neden olabilir. Bizim durumumuzda her iki seçenek de devre dışında kalmıştı ve bir daha tekrarlanmadı, basit bir kaza olabilir dedim ama bir önceki durum nedeniyle benden merak oluşturan hafif bir dokunuştu.

Saçlarımın önünü fönlemek için duruşumu değiştirmem gerekiyordu, adi etek de iyice açılıp saçılmıştı bu arada. Ne eteğini çekiştiren kadın olmak istedim, ne de oturmayı bilmediği için açılıp saçılan kadınlardan. Çok da işe yaramayan bir tür çekiştirme yaptım bu nedenle. Açıldı ama bilerek açmadım! Bu arada dedim ya koltuk küçük benim ancak kıçım koltukta bacaklarım dışarıda. Saçlarımın önünü fönlerken olması gerektiği gibi yaklaşamıyor, bacaklarıma çarpıp duruyor bacaklarını. Mecburen dizlerimi biraz ayırdım. Bi hamle önce bir bacağı bacaklarımın arasındaydı. Sonra iki bacağıyla bacaklarımdan birini sarmıştı. Fön işini hiç kesmedi, bir an bile duraksamadı. Kendimi “yatağa gitmeye hazırım” sinyali veren kadın gibi hissettim. Ne oluyor yahu? diye aynada dönüp kendi gözlerime baktım, oradan da yeni kuaförü incelemeye geçtim. Hiç renk yok. Gayet profesyonelce fön çekiyor! Saçmalamaya başladın sen dedim kendime. İkinci kat föne geçerken konuşmaya başladık, ismimi işimi nerde oturduğumu falan sordu, (yeni müşteriye hep sorulan sorular, ama o yeni-ben değil), bu arada kendinden bahsetti ismini verdi, ne zamandır çalıştığını falan söyledi. Daha sık görüşelim (fön için) dedi. Uyanabilirsem gelirim işten önce dedim. Koltuktan kalkmadan önce eskisi kadar yumuşak olmayan ama yine de yumuşak olan hafifçe bir sürtünme daha hissettim. Aynada ikimize baktım, bu arada iyi çalışmalar, iyi günler sohbeti içindeydik. Gülümsedim, size de iyi çalışmalar dedim, çıktım.

Ofise giden iki dakikalık yolda yürürken, ne ilginç dedim, sokakta görsem dönüp bakmayacağım, etkileyicilikten fersah fersah uzak biri. Bu kontrol… Bu tutum… Müşteri ben olduğum için sanki seçme şansım varmış yanılgısının bana oluşturulması, oysa seçme şansımın olmadığı yönlendiricinin ve hakim olanın kendisi olduğunu bilmenin verdiği rahatlıkla, yaptığı işle beni memnun etmesi. İlginç bir sabahtı günlük.

Cevabınız

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

İlgili hikayeler

1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 14 okuma
14 Haziran 2017 Kişisel Bakın kategorisinde Rakun Psikolojik Vaka (6,198 puan) yazdı
1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 15 okuma
9 Temmuz 2017 Anti Kişisel kategorisinde Karga Psikolojik Vaka (7,396 puan) yazdı
1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 6 okuma
3 Temmuz 2017 Hobiler - Uğraşlar kategorisinde Karga Psikolojik Vaka (7,396 puan) yazdı
1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 19 okuma
13 Haziran 2017 İş Dünyası kategorisinde Karga Psikolojik Vaka (7,396 puan) yazdı
1 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 69 okuma
12 Eylül 2017 Kişisel Bakın kategorisinde Karga Psikolojik Vaka (7,396 puan) yazdı
Yetersiz Bakiye; küçük kayıpların, başarısızlık hikayelerinin, ezik olayların kısacası tarihin ortanca çocuklarının sayfası. Tüm bunlara rağmen yıkılmamış, mutlu ve tüm başarısızlıklarını gülerek anlatabilen, tesellisi olan züğürtlerin sayfası. Biliyoruz ki sizin de başınızdan yüzlerce küçük başarısızlık, onlarca büyük başarısızlık ve bir kaç tane de iyice acınası olaylar geçmiştir. Siz de hikayenizi yazın. Beraber gülelim.
yetersiz bakiye
Anti kişisel gelişim sayfası.
...